Uzaktan algılama, yeryüzünün ve yer kaynaklarının incelenmesinde onlarla fiziksel bağlantı kurmadan kaydetme ve inceleme tekniğidir. Bu iş için temel şey enerjidir. Enerji olmadan algılama yapmak imkânsızdır. Nasıl ki doğadaki tüm olaylar bir enerji vasıtasıyla gerçekleşiyorsa uzaktan algılamada bu şekilde enerji vasıtasıyla gerçekleşir. Uzaktan algılamanın temelini oluşturan esas olay algılamadır. Uydular algılama tekniğinde kullandıkları enerji kaynaklarına göre Aktif Algılama ve Pasif Algılama olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Pasif Algılama: Güneş gibi başka bir kaynaktan gelen ışınların cisimlere çarptıktan sonra uyduya ulaşarak elde edilen algılama yöntemidir. Bu yöntemde gece ve gündüz olması başarımı direk etkileyeceği gibi meteorolojik etmenler de etkilidir. Bu tip algılama yapan algılayıcılar güneşin gönderdiği ışınlar vasıtasıyla yansıyan cisim ışınlarını ölçerler. Bu tip algılayıcıların önemli 2 özeliği vardır. İlk olarak yalnızca güneş varlığında algılama yaparlar, hava bulutlu ise algılama yapamazlar. İkinci önemli özelliği de bedava enerji kullanmaları ve bu sayede enerji tasarrufu sağlamalarıdır. Ayrıca bu sistemler gündüz hava açıkken yansıyan tüm cisim görüntülerini algılarlar. Ancak algılanan bu görüntüler saklanma maliyeti yüksek olduğundan depolanamaz. Bu nedenle talep üzerine görüntü alınır, kaydedilir ve böylece maliyet düşürülmüş olur.

Pasif Algılayıcılı Uydu Sistemleri



Aktif Algılama:Uydunun kendi kaynakları ile yaptığı algılamadır. Bu yöntemde gece gündüz olması veya meteorolojik etmenler çok önemli değildir. Bu tip algılayıcılar güneş enerjisine ihtiyaç duymaz, kendi ışınlarını kendileri gönderir ve tekrar geri almak suretiyle görüntü elde ederler. Bu tür cihazlar çok yüksek enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu tür sistemler gece/gündüz sürekli görüntü alma kapasitesine sahiptirler. Bu yüzden cisimleri siyah-beyaz olarak algılarlar. Trafik polislerinin kullandığı radarlar da aktif algılayıcılara iyi bir örnektir.

Aktif Algılayıcılı Uydu Sistemleri